Ali Land Oda Kitap Analizi, Yorumlar | insanizi.com

Sekiz Basamak Yukarı, Dört Basamak Daha, Sağdaki Kapı

Bodrumda saklı sekiz küçük şey var, eğer dokuzuncu küçük şey de ölürse… Bu kimin suçu olur? Sekiz basamak yukarı. Dört basamak daha. Sağ taraftaki kapı. Oyun bahçesi. Buraya öyle diyor. Burada oyunlar şeytani ve tek bir kazanan var. Sıra bende değilken, izlemek zorunda bırakırdı. Duvardaki bir gözetleme deliğinden. Sonra bana sorardı. Ne gördün, Annie? Ne gördün?

Oda, bir dedektif romanı değil, korku gerilim kategorisinde denilebilir. On beş yaşındaki bir kızın travmatik bir hayat sonrası psikolojisini anlatıyor. Son kelimesine kadar son derece akıcı bir anlatım sunuyor. Oda, evlerinin üst katında annesinin işlediği cinayetlerin tek tanığı olan Annie’yi anlatıyor. Annie, yani Milly, mahkemede annesi ile yüzleşmeye hazırlanıyor. Bu hazırlık süresinde yaşadığı duygu geçişlerinin çokça ön planda tutulduğu görülüyor. Milly annesini çok sevse de, onu durdurmanın tek yolunun annesini polise teslim etmek olduğunun bilincinde.

Kitabın orijinal adı “Good Me, Bad Me”.

Milly, ona ileride kendisinin de annesi gibi biri olacağını fısıldayan sesten kaçmak için çaba sarf ediyor. Ancak Milly’nin de birtakım sırları var ve iyi olmak ya da annesi gibi kötü olmak arasında bir seçim yapmak zorunda. Annesinin kişiliği ile zaten savaş halinde olan Milly, aynı zamanda kendisini evlat edinen ve ona yeni bir kimlik veren yeni ailesinin öz kızları olan Phobe ile de geçinmek durumunda kalıyor.

Bu tür romanlar yazan yazarların hep hayatlarını merak ettim, bu kurguya hangi anı sebebiyet vermiş olabilir? Ali Land, zihnin çalışma şeklini, davranışlarının altındaki nedenlerini öğrenmek konusundaki hevesi ve onlara yardım etme isteğinden dolayı ruh sağlığı hemşiresi olmaya karar veriyor. Ve çocuk ruh sağlığı üzerinde uzmanlaşıyor. Oda kitabını yazmaya karar vermesine sebep olan şey ise, bir kız çocuğu ile yaptığı sohbet oluyor. Annesinden zarar gören genç kız, artık yaşamak istemediğini söylüyor çünkü annesi gibi biri olmaktan çok korkuyor. Kötülüğün miras olabileceği ihtimalinden endişelenen Ali Land, kızın akranlarından farkını bariz olarak görüyor. Bu ihtimali ise “Elma hiç ağacından çok uzağa düşer mi?” şeklinde ifade ediyor. Ne dersiniz düşer mi? Nasıl bir insan olacağımız konusunda ne kadar söz sahibi olabiliriz?

Default image
Zeliha Taşkın
Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.
Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.