Sabahattin Ali Şiirleri | En Beğendiklerim💕

En sevdiğim, hiçbir olumsuz özelliğine rağmen bile toz konduramadığım bir yazar, şair Sabahattin Ali‘nin en beğendiğim şiirlerini paylaşacağım.  Şiirlerinde yalnızlık, çaresizlik ve karanlık ağırlıklı dizeler var. Sabahattin Alinin hayatı incelendiğinde, nedenini anlamak çok da zor olmuyor. Osman Balcıgil’in Yeşil Mürekkep kitabında tüm hayatını okuyabilirsiniz; birkaç özet bilgi için şu yazıya göz atabilirsiniz: Bir Sabahattin Ali Romanı

Sabahattin Ali’nin hiçbir eserini diğerinden ayıramıyor olsam da aralarından birkaç tane şiirini seçelim bakalım.

DAĞLAR

Başım dağ, saçlarım kardır,
Deli rügarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Şehirler bana bir tuzak;
İnsan sohbetleri yasak;
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.

Kalbime benzer taşları,
Heybetli öter kuşları,
Göğe yakındır başları;
Benim meskenim dağlardır.

Yarimi ellere verin;
Sevdamı yellere verin;
Yelleri bana bana gönderin:
Benim meskenim dağlardır.

Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır.

Ekim, 1931

KIYAMADIĞIM

Ey bir zaman bakıp bakıp
Seyrine doyamadığım!
Şimdi gurbette bırakıp
Sesini duyamadığım!

Evde kapanıp kaldın mı?
Seyrana çıkıp güldün mü?
Başkalarının oldun mu?
“Benimsin!” diyemediğim!

Akıtıp gözüm yaşını
Hatırlarım gülüşünü;
Kıvırcık saçlı başını
Göğsüme koyamadığım!

Dik yamaçların selisin,
Sen benden daha delisin.
Şimdi kimlerin kulusun?
Başını eğemediğim!

Nasıl vurgunum bilirdin,
Niçin benden yüz çevirdin?
Kimlerin koynuna girdin?
Öpmeğe kıyamadığım!

Eylül, 1932

ÇOCUKLAR GİBİ

Bende nihayetsiz bir hayat vardı,
Kırlara yayılan ilkbahar gibi.
Kalbim her dakika hızla çarpardı,
Göğsümün içinde ateş var gibi.

Bazı nur içinde, bazı sisteydim,
Bazı beni seven bir göğüsteydim,
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi.

Aşkım iki günlük iptilalardı,
Hayatım tükenmez maceralardı,
Hedefim zaferler, itilalardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi.

Hissedince sana vurulduğumu,
Anladım ne kadar yorulduğumu,
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi.

Şimdi şiir bence senin yüzündür,
Şimdi benim tahtım senin dizindir,
Sevgilim, saadet ikimizindir,
Semadan gelen bir yadigar gibi.

Sözün şiirlerin mükemmelidir,
Senden başkasını seven delidir,
Yüzün çiçeklerin en güzelidir.
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi.

Başını göğsüme sakla sevgilim.
İpek saçlarında dolaşsın elim.
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim,
Sevişen yaramaz çocuklar gibi.

Aralık, 1931

RÜZGAR

Arzularım muayyen bir haddi aşınca
Ve kulaklar sözlerime sağırlaşınca
Bir ihtiras duyup vahşi maceralara
Çıkıyorum bulutları aşan dağlara.
Tanrıların başı gibi başları diktir,
Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir,
Ben de katıp vücudumu bu genişliğe,
Bakıyorum aşağılarda kalan hiçliğe.

Bu dağların bir rakibi varsa rüzgardır.
Rüzgar burda tek başına bir hükümdardır.
Burda insan duman gibi genişler, büyür.
Bu dağlarda ıstıraplar, sevinçler büyür.
Buralarda her düşünce sona yakındır,
Burda her şey bizden uzak, ‘O’ na yakındır.
Burda yoktur insanların düşündükleri,
Rüzgar siler kafalardan küçüklükleri.
Yanağıma çarpar geniş kanatlarını,
Ve anlatır mabutların hayatlarını.
Ara sıra kulağını bana verdi mi,
Ben de ona anlatırım kendi derdimi.

Ey dağların dertlerini dinleyen rüzgar!
Benim artık yalnız sana itimadım var.

Gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden
Yabancıyım bu gürültü dünyasına ben.
Etrafımın sözlerine aklım ermedi,
Etrafım da bana asla kulak vermedi.
Senelerden beri hala anlaşamadık,
Ben de kestim anlaşmaktan ümidi artık.
Gözlerimde hakikati sezen bir nurla
Etrafımı süzüyorum biraz gururla.
Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
En büyük şey, en asil şey küçülür burda.
Burda yalan para eden biricik iştir,
Burda her şey bir yapmacık, bir gösteriştir.
Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
Kimi gider vatan için can verir, yalan!
Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;
Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
Şairlerin büyük aşkı fani bir kızdır,
Bu dünyada herkes sinsi, herkes cılızdır.
Ne hakiki aşktan burda bir çakan vardır,
Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır,
Her büyüklük cüzzam gibi dökülür burda,
En muazzam ölüm bile küçülür burda.

Benim kafam acayip bir dimağ taşıyor,
Her dakika insanlardan uzaklaşıyor.

Zaman zaman mağlup olsam bile etime,
İnsan olmak dokunuyor haysiyetime.
Büyük, temiz bir arkadaş arıyor ruhum,
İşte rüzgar, şimdi sana sığınıyorum!
Asaletin yeri yoktur gerçi hayatta,
En asil şey seni buldum kainatta,
Güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır,
Ne de süse, gösterişe baktığın vardır.
Deniz gibi muamma yok derinliğinde,
Bir ferahlık, bir saflık var serinliğinde.
Bir dev gibi küçük, mızmız sesleri yersin,
Allah gibi görünmeden hüküm sürersin.

Düşmanıyım ben de cılız güzelliklerin,
Rüzgar! Bu dağ başlarında çırpınan serin
Kanatların gökyüzünde akan bir seldir,
Bana kudret ve cesaret veren bir eldir.
Beşerlikten uzaktayım senin ülkende,
Senin gibi azamete aşıkım ben de.
İşte Rüzgar! Senin gibi ben de deliyim.

Islıklarım senin gibi inlemelidir,
Herkes beni ürpererek dinlemelidir.
Rüzgar! Sana, yalnız sana benzemeliyim.

Nisan, 1931

Şarkı Olan Sabahattin Ali Şiirleri

Sezen Aksu – Benim Meskenim Dağlardır (Dağlar, Sabahattin Ali)
Sevinç Eratalay – İstek (Şamdan) (İstek, Sabahattin Ali)
Nükhet Duru – Melankoli (Melankoli, Sabahattin Ali)
Volkan Konak – Göklerde Kartal Gibiydim (Hapishane Şarkısı 1, Sabahattin Ali)
Ahmet Kaya – Geçmiyor Günler (Hapishane Şarkısı 3, Sabahattin Ali)
Edip Akbayram – Aldırma Gönül (Hapishane Şarkısı 5, Sabahattin Ali)
Ahmet Kaya – Kız Kaçıran (Kız Kaçıran, Sabahattin Ali)
Banu Kırbağ – Mayıs Ayların Gülüdür (Mayıs, Sabahattin Ali)
Ali Kocatepe – Benimsin Diyemediğim (Kıyamadığım, Sabahattin Ali)
Ahmet Kaya – Kara Yazı (Kara Yazı, Sabahattin Ali)
Nükhet Duru – Ben Sana Vurgunum (Eskisi Gibi, Sabahattin Ali)
Sezen Aksu – Çocuklar Gibi (Çocuklar Gibi, Sabahattin Ali)

En güzelleri hep en sona saklarım çünkü, Sezen Aksu’dan Çocuklar Gibi şarkısını dinlemediyseniz hemen dinleyin, dinlediyseniz şimdi tekrar dinleyin.

Default image
Zeliha Taşkın
Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.
Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.