Otostopçunun Galaksi Rehberi: Beş Perdelik Üçleme

Otostopçunun Galaksi Rehberi – Evrenin Sonundaki Restoran – Hayat, Evren ve Her Şey – Elveda ve Bütün o Balıklar İçin Teşekkürler – Çoğunlukla Zararsız kitaplarının bir araya geldiği bir Alfa yayın baskısında Douglas Adams ile tanıştım. Gerçek anlamda, yüzyüze tanışmayı isterdim. Ah be sevgili Douglas Adams, keşke seninle arkadaş olabilseydik.

On sekiz yaşında otostopla Avrupa’yı dolaştığı sırada Innsbruck’ta bir tarlada sarhoş yatarken, yıldızlarla dolu gökyüzüne bakıp “Birinin galakside otostop rehberi yazması gerek” diye düşündü. O sırada yanında Ken Walsh’ın yazdığı Hitch Hiker’s Guide to Europe (Otostopçunun Avrupa Rehberi) adlı kitabı vardı. Sonra sızdı ve bu fikri unuttu, ama tam olarak değil; yani sadece altı aylığına unuttu denilebilir. Douglas Adams’ın mükemmel uçuk fikirleri hakkında bir parçacık fikir sahibi olmanız için aşağıdaki gezegenden ayrılmak için verdiği tavsiyeleri okumanızı isterim.

Gezegenden Nasıl Ayrılabilirsiniz?

  1. NASA’ya telefon açın. İşte onları nnumarası: (713) 483 31 11. Onlara buradan olabildiğince çabuk ayrılmanızın çok önemli olduğunu anlatın.
  2. Eğer sizinle işbirliği yapmaya yanaşmazlarsa, Beyaz Saray’da çalışan herhangi bir arkadaşınızı arayın -onların numarası (202) 456 14 14- ve NASA’daki adamlara sizin tarafınızı tutan birkaç laf etmesini söyleyin.
  3. Eğer Beyaz Saray’da çalışan arkadaşınız yoksa, Kremlin’e telefon açın (uluslararası santrale bağlanıp 0107 095 295 90 51’i bağlamasını isteyin. Onların da orada (en azından konuşabilecekleri) bir arkadaşı olmayabilir, ama az da olsa ağırlıkları vardır, o yüzden deneseniz iyi olur.
  4. Eğer yine başarısız olursanız, yol göstermesi için Papayı arayın. Telefonu şu: 011 39 6 69 82 ve telefon santralı hata yapmıyormuş.
  5. Eğer bütün bu denemeler başarısızlıkla sonuçlanırsa, tepenizden uçup giden bir ufoya bayrak sallayarak indirin ve telefon faturanız gelmeden önce bu gezegenden ayrılmanızın ne kadar da hayati bir önem taşıdığını açıklayın.

Bu arada rehber ile ilgili yorumlara geçmeden önce şu sosyal medyada elden ele dolaşan bir espri vardı okuyunca hatırlayacaksınız, birileri iyi ekmek yemişti bu espriden. İşte onun babası da Douglas Adams’mış! Spoiler vermeden kırparak aktarıyorum;

Arhur Dent: Biliyor musun, böyle zamanlarda keşke gençken annemi dinleseydim diyorum.

Fort Prefect: Neden, ne derdi sana?

Arhur Dent: Bilmem, hiç dinlemedim ki?

Şimdi, Otostopçunun Galaksi Rehberi’nizi ve havlunuzu yanınıza alın. Havlu önemli, asla unutmayın ve kendinize hemen şimdi bir gezegen seçin. Hazırsanız, uçuşa geçiyoruz!

Betelgeuse gezegeninden dünyaya gelmiş ve başka gezegene gidecek bir uzay aracına denk gelmediğinden on beş yıl boyunca dünyada kalmak zorunda kalmış bir karakter olan Ford Prefect ile tanışma şerefine nail olan ana karakterimiz Arthur Dent’in hayatında hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Hem nasıl olsundu? Hem bir uzaylı ile arkadaş olmuş, otostop ile gezegen gezegen gezecekti hem de Arthur’un evi yeni inşa edilecek hiperuzaya giden kestirme yol üzerinde bulunuyordu ve yerel yönetim yıkılması için görevlileri çoktan Arthur Dent’in evine göndermişti. Arthur’un evini feda etmeye elbette niyeti yoktu. Ford ile tanışmamış olsaydı, gezegeni ile birlikte o da yok olacaktı tabii. Ford, Arhur’u alıp yerküredeki Vogon İnşaat Filosu’nun uzay gemisine otostop çekerek yolculuklarına başladılar. Peki siz bu keyifli, macera dolu yolculuklara eşlik edebilmek için rehberinizi satın almaya hazır mısınız? Çünkü onlar ile birlikte olmayı isteyeceksiniz. Ben ekstra Douglas Adams kafasından istiyorum. Kesinlikle istiyorum!

Ansiklopedi gibi bir kitabı okumaya karar vermek kolay değil, işte bu yüzden sizi başlamaya motive edebilmek adına, karakterlerden bahsetmek istiyorum. Konudan ve olayların gelişiminden konuşmak için can atıyor olsam da kitabı okuyacak olanlarınızın keyfinden kırpmak istemediğim için karakterlerden birazcık konuşarak idare etmeye çalışacağım. Hepsine ayrı ayrı sempati duyacağınıza eminim. Arthur Dent mesela, evini yıkmasınlar diye sarı bir buldozerin önüne çamurların içine yatıyor. Keşke kafamın içinde canlandırdığım o evi görebilseydiniz, sanki ben de oradayım. Neyse ki Ford Prefect sayesinde yerküredeki son dakikalarını barlarda en sevdiği içkileri bolca tüketerek geçiriyor. Galaktik İmparatorluk Hükümeti’nin Başkanı Zaphod Beeblebrox iki kafalıydı ve ikisi birbirinden bağımsız davranabiliyordu. Epey önemli bir varlıktı, hatta evrendeki en önemli varlıktı ama başkan olduğu için değil. Bir de Robot Marvin var ki bağrıma basasım geliyor. Gerçek insan kişiliğine sahip robotların ilk örneği. Onun olmadığı bölümlerde bile özlemiştim bu tripli robotu. Evet tripli. Önemli bir kadın karakterimiz daha var, Trillian ve bir dünyalı. Kadın “başını alıp gitmek” kavramının annesi adeta. Zaphod ile bir partide tanışmış ve onun sayesinde bu maceralara dahil olmuştu. Biz de gidebilseydik ya  bir uzay gemisine otostop çekerek cebimizde beş kuruş para olmadan. Fena mı olurdu? Sonra evrenin sonundaki restorana giderdik, restoranların en iyisine. Hayat, evren ve her şeyin bilgisine sahip olmak istersek, maceradan maceraya atlardık. İstemezsek elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler der ve çoğunlukla zararsız olan yerküremize dönerdik, tabi hala böyle bir gezegen kaldıysa.

Sen bunu okuyorsan asla paniğe kapılma, Otostopçunun Galaksi Rehberi sana bilmen gereken her şeyi anlatır, işi budur! Şimdi havlunu yanına almayı unutma, 42’yi sev, babil balığına sarıl ve kitabını öp.

Default image
Zeliha Taşkın
Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.