Hayvan Çiftliği : Bir Peri Masalı - George Orwell | insanizi.com

Hayvan Çiftliği: Bir Peri Masalı

Hayvanların çok çalıştığı ve bu emeklerin karşılığında çok az yiyecek alabildikleri ve tüm bunlar olurken bir yandan da çiftliğin sahibi Bay Jones tarafından eziyet gördükleri bir yerdi Beylik Çiftlik. Bir gün çiftlikte saygınlığı kabul edilen Koca Reis gördüğü bir rüyanın ardından tüm çiftliği bir araya toplayıp onlara rüyasında gördüğü İngiltere’de her hayvanın özgürce kırlarda koşabildiği, işkence görmediği, bir sahibin buyruğunda olmadığı ve ürettikleri tüm ürünlerin yalnız kendilerine kaldığı, insansız mükemmel bir dünyayı anlatır. Bu rüya hayvanların çiftlikte insanlara karşı yapacakları bir ayaklanmanın temeli olur. Çiftliği ele geçiren hayvanlar için orası artık Beylik Çiftliği değil Hayvan Çiftliği olarak anılır. Bay Jones’un evi müze olur. Aldıkları karara göre hiçbir hayvan orada yaşamayacak, onlar gibi olmayacaktır. Yeni liderler diğer hayvanlardan daha zeki olduklarından dolayı Snowball ve Napoleon adlı iki domuz olur. Hemen tüm çiftliğin hemfikir olduğu hayvan çiftliğinin anayasası yedi emir yazılır.

– İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
– Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost olarak bileceksin.
– Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
– Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
– Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
– Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
– Bütün hayvanlar eşittir.

İşte buradan sonrasını kitabın kendisinden okuyun diye daha fazla detay vermeyi bırakıyorum çünkü o çiftliği ele geçiren hayvanların diktatörlük kurarak hayvanların istemedikleri insana nasıl dönüştüklerini, bu herkesçe kabul edilip benimsenen yedi emirin iktidarı ele geçirenler lehine nasıl değiştirildiğini, halkın (çiftliğin) anılarını sabote ederek, bilgisizliğinden yararlanarak nasıl egemenlik kurduklarını, kendi doğrularını onların doğrularıymış gibi nasıl kabul ettirdiklerini kendi gözleriniz ile görün istiyorum. İktidarın yaptıklarını halka mükemmel yenilikler, geliştirmeler şeklinde anlatan karayı ak yapma yeteneğine sahip yancıları, koşulsuz alkışlayıcıları, beyin yıkayıcıları, eleştirdiği şeye dönüşenleri, ne zaman itiraz edenler çıkacak olsa kuru gürültü ile bu uyanışı bastıranları bu kitap vesilesiyle defalarca siz de okuyun istiyorum.

Hiçbir zaman belki de geçerliliğini yitirmeyecek bir gerçekliğin gözler önüne serildiği masalın bugüne kadar gördüğüm en iyi sonla bittiğini söylemeden geçmeyeceğim. Ben son cümleyi de okuduktan sonra başımı olabilecek en ağır şekilde kitaptan kaldırıp uzunca düşüncelere dalmıştım.

Romanda geçen Napoleon adlı domuzun Stalin’i çağrıştırdığı söylenir, ki zaten roman başlı başına Stalin rejinime karşı yapılan sert bir eleştiri içeriyor. Çevirmen Celal Üster ise romanı “Hayvan Çiftliği, korkunç sonla biten bir peri masalıdır.” şeklinde yorumluyor. Ne masal ama!

Default image
Zeliha Taşkın
Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.
Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.