Olağanüstü Bir Gece (Stefan Zweig) | insanizi.com

Ey Siz İnsanlar, Siz Benim Sırrımı Nereden Bileceksiniz!

Bu cümle ile başlar Olağanüstü Bir Gece..

‘Bu sabah aklıma birden o olağanüstü gecede yaşananları, bütün olan biteni bir kez de doğal akışı içinde düzenlenmiş olarak görebilmek amacıyla kendim için yazmak geldi.’

Bir adamın hayatında bir gecede neler değişmiş olabilir, bir geceyi olağanüstü sıfatı ile tanımlamak için ne yaşanmış olmalı ki, o gece biz okurlara bir hikaye olarak armağan edilmiş?

O olağanüstü geceden sonra dört ay geçer, yaşanan altı saatlik kısacık zaman diliminin hazzını, büyüsünü ve yakıcılığını korumak isteyen burjuva sınıfının elit beyefendisi kağıdı, kalemi eline alır ve işte o geceyi kendisi için yazıya döker, bilmeden bizlere anlatır. Her şey bir Haziran öğleden sonrası başlar, tesadüfi bir şekilde Viyana’nın önde gelen sınıfının katıldığı at yarışlarına gider ve o anda anlamlandıramadığı bir duygu ile başkasına ait bir şeyi çalar, bir suç işler.

Olağanüstü Bir Gece Konusu

O olağanüstü olan her neyse başlamıştır, anlamlandırılamayan duygular mana bulmaya başlar, bambaşka hisler vücudunun her yerinden fışkırır, duygusuzlaşmış hayatında hiçbir zaman yapmayacağı, dayatılan centilmenlik idealinden uzak, coşkulu, kötücül tavırlar istemsizce ortaya çıkar. Utanmak ister ama içten içe duyduğu gurur ve zevk yakasını bırakmaz. Tanımadığı biri olmuştur, kalabalığın içinde bu tanımadığı adamla baş başa kalır, kendi içinde katman katman derinlere iner, her adımda keyif alır, bu taze keşifler ona yeni bir yol açar. At yarışlarından çıktığında bu tanımadığı adam onu,  hiçbir zaman adım atmayacağı, seçkin hayatından uzak bir yere bir kar topu gibi yuvarlayarak atar ve işte orada paramparça olur. Eski hayatına ait eve döndüğünde gece bitmiştir ama olağanüstü olan her şey  bu evde artık onunladır.

İnsani olana bu kadar yakınlaşmak, yüksekten görünmeyen bir uçurumun en dibine bakmaya çalışırken hissedilen istemsiz sarhoşluk ve bulantıyı sözler ile tatmak, her şeyi geri geri giderek tekrar yaşamak ve masumiyeti yanına almadan o hafızasız çocukluğa dönmek..bunlar ya da daha fazlası..bu kısacık kitabı bitirdiğinizde size ne kalacak?

Yıllardır kendi içime bir saniye olsun bakabilmek için okurum. Baktırabilen bu  ‘olağanüstü’ kitap gibi daha nicelerine diyorum..

Default image
Nazlı Doğan
Okudukça çoğaldım, okudukça kitapları dinlemeyi öğrendim, okudukça insan oldum, kadın oldum, erkek oldum, çocuk oldum, okudukça ben oldum... Okumak birden fazla ömür yaşamak...
Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.