Çerez Tadında Psikiyatri Vakaları

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, Doktor Gary Small’ın 30 yıllık profesyonel meslek hayatı süresince karşılaştığı gerçek vakaları topladığı ve eşi Gigi Vorgan’ın desteği ile romansılaştırdığı psikoloji temelli kitabıdır. Romansı diyorum çünkü akademik terimler üzerinde yoğun açıklamalar yer almıyor kitapta. Gigi Vorgan’ın kurgusal dokunuşları çok net kendini belli ediyor. Vakaların çok derinine inilmeden sohbet tadında sunuyor önümüze. Asla hatırlanamayacak detaylar kurgu yardımı ile tatlandırılıp kitabın özünü tıp kitabından olmaktan uzaklaştırmak istemiş yazarlar. Kitabı anlayabilmek için ortalama üstü bir IQ’ya sahip olmanız da gerekmiyor. Eğer psikiyatriye ilgi duyuyorsanız teşhisler açıkça ortaya koyulduğu için konu ile ilgili detaylı araştırmalar yapmanız da mümkün, kitabın en arkasında ilgili makaleler açıkça belirtilmiş.

Gerçek hikayeler kurgudan çok daha tuhaftır ana teması ile yazılan Bir Psikiyatristin Gizli Defteri artık o kadar da gizli değil. Kitap piyasaya çıkar çıkmaz çok satanlar listesine girmeyi başardı ve 2016’da 59. baskının dağıtıldığını düşündüğümüzde…

Kitabın içerisinde on beş ayrı vaka yer alıyor ve her bir olay örgüsü birbirinden bağımsız, düzeni bozup istediğiniz vakadan başlayabilirsiniz okumaya yani. Çünkü sıralamaya bakınca gittikçe ilginçleşen bir kademe de göremedim. Üzülerek söyleyeceğim ki iddia edilen “en sıradışı vakalar” yorumu biraz abartı. Belki de psikiyatri dünyasının değil de doktorun karşılaştığı en sıradışı vakalardır diyerek kitabı yerin dibine göndermeyeceğim.

En sıradışı vakalar

Çok da sıradışı olarak nitelendirmem mümkün olmasa bile bu on beş vaka içerisinde tabii ki dikkatimi çekenler oldu. Spoiler olarak nitelendirebilecek olanlar bir sonraki paragrafa atlayın lütfen. 🙂

Kitaptaki sıra ile uzuv kestirme arzusu olarak açıklanabilen “vücut dismorfik bozukluğu”, fiziksel bozuk olmaksızın bir topluluk üzerinde kendini gösteren “kitle histerisi” ve bence kitap içerisindeki tüm vakalar arasındaki en ilginci diyebileceğim “psödosiyezi”; yani histerik gebelik. Havada kalmasın diye bu teşhislerden kısaca bahsedeyim… Vücut (Beden) dismorfik bozukluğu (VDB), kişinin vücudu ile ilgili kusur bulma ve uzuvlarını fazlalık olarak görme durumu olarak açıklanıyor. Bizim psikiyatristimizin gizli defterindeki hasta ise bir kolunu fazlalık olarak görüyordu ve sürekli bahaneler üretip kolundan kurtulmaya çalışıyordu.

Kitle histerisi

Belli bir grup insanda aynı anda benzer fiziksel belirtilerin baş göstermesi olarak açıklanabilir. Genellikle kızlarda görülen bulantı, bayılma ve kesik nefes alma olarak kendini gösteren kitle histerisi Bir Psikiyatristin Gizli Defteri’nde bir grup okul öğrencisi gösteri sırasında kitle histerisine yakalanıyordu. Ve histerik gebelik. Yani bedenin yalancı gebeliğe zorlanması ve aklın vücudun gebe olduğuna inandırması ile fiziksel olarak gebe görünümüne sahip olma durumu.  Bir Psikiyatristin Gizli Defteri’nde kadın, tam üç kez hamile olmasına rağmen üç defa düşük yapmış ve sonuçlar negatif çıkmış. Durumu kabullenmek istemeyen hasta en sonunda Gary Small’ın uzmanlığına bırakılmış ve durumun ardında yer alan psikolojik rahatsızlık ortaya çıkarılmış.

Kitabı okurken yazdıklarından çok açıkça yazmadıklarına takıldı kafam. Psikiyatristlerin “deli doktoru” olarak yaftalanmasına karşı bir çırpınış gibi öncelikle. Sıkça psikiyatriste gitmeyi reddeden ve tedaviye “iyileştiği” düşüncesi ile son veren birçok hasta ile karşılaşıyoruz. İşin daha üzücü tarafı da diğer tıp alanındaki uzmanlar içerisinde dahi psikiyatriyi önemsiz bulanların var olması.

Sonralıkla ise Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, bir prestij desteği gibi Dr. Gary Small için. Sık sık sen başarılı bir doktorsunlar, bir tek sana güvenirimlerin bir anlamı olmalı değil mi? Ego ego ego sesleri kulağımda yankılansa da son bölümü okuduğumda Gary Small’a karşı bir sempati beslemekten kendimi alıkoyamadım.

En maddi bakış açısı ile daha uzaktan baktığımda başarılı bir pazarlama stratejisi gördüm. Çok satanlar listesindesiniz ve hala kariyerinize devam etmektesiniz. Bir taşla iki kuş 🙂 Hatta üçüncü kuşu da özgür bırakalım, kitapta marka ve ilaç isimleri açıkça belirtilmiş. Maddi kazanç olsa da olmasa da bir ürün yerleştirme durumu söz konusu, iki ilaç adı öğrenip genel kültür geliştirelim istedi sanırım sevgili yazarımız. 🙂

Her şeye rağmen bitirdiğinizde cepleriniz boş ayrılmıyorsunuz kitaptan, o yüzden okumaktan çekinmeyin. Belki bu aralar kitap okumaya çok vaktiniz yoksa bile çerez niyetine her gün 1 yeni vaka modunda ilerleyebilirsiniz.

Zeliha Taşkın

Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.