Yakıcı Sır - Stefan Zweig | insanizi.com

Birini Aldatan Ötekini De Aldatır

Bir baronun Avusturya Alpleri’nde tatil için konakladığı otelde karşılaştığı kadına, kadının on iki yaşındaki oğlu Edgar’ı kullanarak ulaşmaya çalışma hikayesine indirgemek istemiyorum bu kitabı. Çünkü çok daha fazlası var içinde. Zweig’ın eşsiz psikolojik tahlillerini en az bir kere okuduysanız ne demek istediğimi tahmin ediyorsunuzdur.

Okumaya başlar başlamaz dikkatimi çeken bir şey oldu, erkek karakter baron genç, yakışıklı, kendine güvenen olarak sunulurken Zweig kadını yine “ihanet eden” olarak karşımıza çıkarmış. Zweig’ın kadınlara olan güveni, ya da güvensizliği demek daha doğru olur, bir noktadan sonra kadına hak verme durumuna dönüşüyor aslında. Zweig, taraf tutmuyor yazdıklarında. Okuyucuya öyle bir pencereler açıyor ki, kadın da anlaşılabilir oluyor, baron da, çocuk da. Hepsine hak verirken bulabiliyorsunuz kendinizi.

Oysa çocuk gibi masum bir varlığın sevgisini, güvenini böylesi bir amaç için kullanmak kulağa ne kadar çirkin geliyor değil mi? Hadi aşağıdaki pasaja bir bakalım. “Yalnızca başlangıçtaki vesileye bakmakla yetinirseniz bir sevginin gücünü yanlış değerlendirirsiniz, aslında daha öncesindeki gerilime, ruhun büyük sarsıntılarına zemin hazırlayan, yalnızlığın ve düş kırıklıklarının yarattığı o bomboş karanlığa bakmak gerekir. yaşanmamış duygular burada birikerek aşırı ağırlaşır ve değeceğine inanılan ilk kişiyle karşılaşıldığında alabildiğine boşalır.”

Tam da Edgar gerçek bir yetişkin olmayı, bir yetişkin gibi muamele görmeyi ve onlarla arkadaş olmayı isterken onların küçük bir çocuğun yüreği ve duyguları için ne kadar acımasız ve kırıcı olabileceğini öğrenmek zorunda kalıyor, ve minik kalbi hayal kırıklığı, hırs ve intikam duyguları ile tanışıyor. Kendisi aşk ile henüz tanışmadığından baronun tavırlarını annesine zarar vermek niyetinde olduğu yönünde değerlendirir ve masumiyetini, çocuk saflığını bir kez daha okurlara hatırlatır.

Kendinizi Stefan Zweig’ın gözlem ve tahlillerinden yoksun bırakmayın, kütüphanenizde Yakıcı sır için bir yer açın.

Dünkü gibi sohbet etmiyor gülmüyor, tutuk görünüyorlar, bir şey saklıyorlar. Aralarında bana söylemek istemedikleri bir sır var. Her ne olursa olsun öğrenmem gereken bir sır. Bu kesin kitaplarda ya da operada anlatılan, erkek ve kadınların kollarını açıp birbirlerine şarkılar söylediği, sarılıp birbirlerini ittikleri, görmemem için kapıyı kapattıkları o sırlardan olmalı.

Default image
Zeliha Taşkın
Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.
Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.