Mutlu Prens - Oscar Wilde | insanizi.com

Acı Bu Dünyanın Efendisidir

Ben canlıyken ve yüreğim insan yüreğiyken gözyaşlarının ne işe yaradığını bilmezdim, çünkü üzüntünün girmesine izin verilmeyen Kaygısızlık Sarayı’nda yaşardım. Gündüzleri arkadaşlarımla bahçede oyun oynardım, akşamsa Büyük Salon’da dansın başını çekerdim. Bahçenin etrafında çok gösterişli bir duvar vardı, fakat hiçbir zaman o duvarın gerisinde ne olduğunu merak etmedim, çevremdeki her şey o kadar güzeldi ki. Saraydekiler Mutlu Prens derlerdi bana, gerçekten de mutluydum, eğer zevk içinde yaşamak mutluluksa. Öyle yaşadım ve öldüm. Sonra da, ben öldükten sonra heykelimi buraya, böyle yükseğe diktiler; şehrimin bütün çirkinliği, şehrimdeki bütün yoksulluğu görebileyim diye ve kalbim kurşundan da olsa ağlamamak elimden gelmiyor.

Mutlu Prens’in baştan aşağı altın varakla kaplı heykeli, uzun bir sütunun tepesine dikilmişti, şehrin üzerinden halkına bakıyordu. Artık sarayın duvarlarının ötesindekileri görebiliyordu. Halkın hali pek de içler açıcı değildi, yoksulluk, muhtaç insanlar ile doluydu her taraf. Mutlu Prens, ağlıyordu ve elinden hiçbir şey gelmiyordu. Ta ki Mısır’a göçe giden bir Kırlangıç ile karşılaşana kadar. Kırlangıç sayesinde kendisini halkı için feda edebilecekti, heykelin parçalarından ihtiyacı olanlara altınları, yakutları ve gözlerindeki safirleri dağıttı. Mutlu Prens’ten geriye perperişan bir heykel ve kurşundan bir kalp kalmıştı. Artık eskisi gibi parlamıyordu.

Oscar Wilde’nin 1888’de yazdığı ilk çocuk kitabı ile tanışın: Mutlu Prens!

Kitabın yaşı mı olurmuş canım? Bu duygular hepimiz için. Yalnız çocukların değil içindeki çocuğun masum varlığını hatırlamak isteyenlerin içini ısıtacak bir öykü kitabı Mutlu Prens’in Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları basımı Mutlu Prens başta olmak üzere Harika Fişek, Bencil Dev, Bülbül ve Gül, Vefalı Dost adlarıyla beş öyküyü bir araya getiriyor. Sıcacık öğretilerin inci gibi dizildiği, okuması topu topu yarım saati alan, damağınızda tadı kalacak, kendinizi mutlu, sevgi dolu hissettirecek elli sayfalık bir arkadaş bu kitap.

İyi kötü, zengin yoksul, sevgi bencillik, güzellik çirkinlik, acı ve mutluluk gibi karşıtlıklar bir arada!

İkinci öykü Harika Fişek, kibrin yükselişi ve düşüşünü öğretecek.

“Ama aşkın modası geçti artık, şairler öldürdü aşkı. Aşk hakkında o kadar çok şey yazdılar ki, kimse onlara inanmaz oldu; bence çok normal. Gerçek âşık acı çeker ve susar…”

Üçüncü öykü Bencil Dev, bahçesinde çocuk görmeye katlanamayan, onları azarlayan, kovan, bencil bir devin sevgi ile tanışmasını ve sevginin dünyayı nasıl mutlu bir bahar gününe dönüştürebildiğini gösterecek.

Dördüncü öykü Bülbül ve Gül, fedakarlık ve nankörlük üzerinden sevgiyi, aşkı anlatacak.

Beşinci ve son öykü Vefalı Dost, biraz sinirlerinize dokunabilir, dudaklarınızı ısırabilirsiniz. Ancak Hans’ın saflık, sevgi ve sonsuz iyi niyet dolu dostluğu bu öyküyle sizi kucaklayacak.

Default image
Zeliha Taşkın
Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku. Okumak diyorum... Daha çok okumak. Daha çok, kütüphaneler, odalar dolusu kitaplar okumak. Sayfalarına dokunmak, dünyalarına karışmak.
Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.